3.4. dürfen /izinli olmak

 

Erlaubnis, Berechtigung (izin, yetki): “dürfen”in ifade ettiği anlam izin ve yetkidir.

 

Der Fahrer darf hier parken.

/Sürücünün buraya park etmesine izin var.

è Der Fahrer hat die Erlaubnis, hier zu parken.

Nur die Professoren dürfen den Abteilungsleiter wählen.

/Sadece profesörler bölüm başkanını seçme yetkisine sahipler.

è Nur die Professoren haben die Berechtigung, den Abteilungsleiter zu wählen.

 

 

a) İzin, imkân (eine Möglichkeit): başkaları tarafından verilen bir imkânı ifade ederken kullanılır:
                        -Der alte Mann durfte beim Essen an den Tisch sitzen.

/Yaşlı adamın yemek sırasında masaya oturmasına izin vardı.

 

b) Resmi izin (offizielle Genehmigung): Resmi bir izni ifade ederken kullanılır:
                        -Hier darf man offiziel nur eine Stunde parken.         

                        /Burada resmi olarak sadece bir saat park etmeye izin var.

 

c) Hak, yetki (Recht, Befugnis): Bir hak veya yetkinin ifade edilmesinde kullanılır:
                        -In der Türkei darf man mit 18 Jahren Auto fahren.  

                        /Türkiye’de 18 yaşında otomobil kullanmaya izin var.

 

d) Nazik soru (höfliche Frage): Nazik şekilde soru sorulurken kullanılabilir:
                        -Darf ich Sie um einen Gefallen bitten?

                        /Sizden bir iyilik rica edebilir miyim?

 

 

ANA SAYFA SONRAKİ