Almanca - İngilizce – Türkçe Karşılaştırmalı Dilbilgisi“ başlıklı kitaptan örnek sayfalar

 

 

SAYFA: 5

 

 

IV- Die Personalpronomen - Personal Pronouns – Şahıs zamirleri

 

NOMINATIV SINGULAR – YALIN TEKİL

 

Pronomen

Pronoun

Zamir

 

ich

I

ben

Darf ich? (May I?/İzin verir misiniz!)
Ich bin 16 Jahre alt.
(I'm 16 years old. / On altı yaşındayım.)

du

you fam.)

sen

Kommst du mit?(Are you coming along?/Birlikte geliyor musun?)

er

he

o (erkek)

Ist er da? (Is he here?/ O burada mı?)

sie

she

o (bayan)

Ist sie da? (Is she here? O burada mı?)

es

it

o (nötr)

Hast du es? (Do you have it? O sende mi?)

 

 

NOMINATIV PLURAL – YALIN ÇOĞUL

 

Pronomen

Pronoun

Zamir

 

wir

we

biz

Wir kommen am Dienstag. (Biz salı günü geleceğiz.)

ihr

you

siz

Habt ihr das Geld? (Para sizde mi?)

sie

they

onlar

Sie kommen heute. (Onlar bugün geliyorlar.) sie zamiri cümle  içinde karışabilir ve cümle içinde anlamını bulmak gerekir.

Sie

You (formal +Plural)

siz-sizler

Kommen Sie heute?(Are you coming today?/B. gelecek misiniz?)

 

 

V- Präsens – Present / Şimdiki Zaman

 

Almanca’da fiilin mastar hali -en, nadiren -n takılarından oluşmaktadır: lernen, spielen, tun. Şimdiki zamanın tüm şekillerinde takı vardır. Fiil kökü değişmez, ancak çekim eki değişir. Almanca ve İngilizce zamanların farklı karşılıkları vardır. Almanca’da özellikle Continious’un bulunmaması dikkate alınmalıdır. Almanca bir cümle  İngilizce’de farklı  şekillerde ifade edilebilir:

 

 

Ich besuche Freunde=

 

 

I visit friends.

I am visiting friends.

I do visit friends.

Arkadaşları ziyaret ediyorum.

SPIELEN / TO PLAY / OYNAMAK

SINGULAR

ich spiele

I play

Ben oynuyorum.

Ich spiele gern Basketball.

du spielst

you (fam.) play

Sen oynuyorsun.

Spielst du Schach? (chess/satranç)

er spielt

he plays

O oynuyor.

Er spielt mit mir. (with me/benim ile)

sie spielt

she plays

O oynuyor.

Sie spielt Karten. (cards/kağıt)

es spielt

it plays

O oynuyor.

Es spielt keine Rolle. (It doesn't matter./Önemli değil.)

 

PLURAL

wir spielen

we play

Biz oynuyoruz.

Wir spielen Basketball.

ihr spielt

you (guys) play

Siz oynuyorsunuz.

Spielt ihr Monopoly?

sie spielen

they play

Onlar oynuyorlar.

Sie spielen Golf.

Sie spielen

you play

Siz oynuyorsunuz.

Spielen Sie heute? (Sie, formal)

 

 

 

SAYFA: 12

Kapitel – 2        Possesivpronomen -  Verb „sein“

 

I-SEIN – to be - olmak

Almanca ile İngilizce arasındaki benzerliklerden yararlanmak isterseniz sein (to be/olmak) fiilinin Präsens (present t.)’deki çekimini inceleyin ve özellikle 3. tekil şahsın ne  kadar benzediğini göreceksiniz (ist/is).

 

sein

SINGULAR

ich bin      krank.

I am                    ill.

Ben hastayım.

du bist

you (fam.) are

Sen hastasın.

er ist

he is

O hasta.

sie ist

she is

O hasta.

es ist

it is

O hasta.

 

PLURAL

wir sind   müde.

we are tired.

Biz yorgunuz.

ihr seid

you (guys) are

Siz yorgunsunuz.

sie sind

they are

Onlar yorgunlar.

Sie sind

you are

Siz / Sizler yorgunsunuz.

 

 

Ich bin aus Balıkesir.                 -I'm from Balıkesir.                   -Ben Balıkesirliyim.

Das ist Büşra.                           -That's Büşra.                           -Bu Büşra.       

Sind Sie Yasin ?                        -Are you Yasin ?                        -Siz Yasin misiniz?

Ist das Ahmed dort drüben ?      -Is that Ahmed over there ?       -Şu karşıdaki Ahmet mi?

Wer ist das ?                             -Who is that ?                           -Bu kim?

 

 

II- Die Possesivpronomen - Personal pronouns – İyelik zamirleri

 

Nominativ

Possesivpronomen

ich (I / ben)

mein - (my/benim)

du (you/sen)

dein - (your/senin)

er (he/o) - der

sein - (his/onun)

sie (she/o) - die

ihr - (her/onun)

es (it/o) - das

sein - (ist/onun)

wir (we/biz)

unser - (our/bizim)

ihr (you/siz

euer - (your/sizin)

sie  - informal (they/onlar)

ihr - (their/onların)

Sie  - formal (you/siz)

Ihr - (your/sizlerin)

 

 

III- Geschwister? - Siblings? – Kardeşler?

 

Haben Sie Geschwister?

Do you have any brothers or sisters?

Kardeşleriniz var mı?

Ja, ich habe einen Bruder und eine Schwester.

Yes, I have a / one brother and a / one sister.

Evet, bir erkek bir de kız kardeşim var.

Nein, ich habe keine Geschwister.

No, I don't have any brothers or sisters.

Hayır, kardeşlerim yok.

Ja, ich habe zwei Schwestern.

Yes, I have two sisters.

Evet, iki kız kardeşim var.

Wie heißt dein Bruder?

What's your brother's name?

Erkek kardeşinin adı ne?

Er heißt Ali.

His name is Ali. (informal)

Onun adı Ali.

 

 

  

SAYFA: 43

 

IV- UHRZEIT - TIME - SAATLER

 

Bir saat bir elma gibi çeyreklere-viertel (quarters) ve yarımlara-halb (halves) ayrılır.

Yarım yerine halb (half past) ve bir sonraki saat söylenir: "Halb acht" = 7:30, i.e., half (way to) eight.

Geçe anlamında ise nach (after) kullanılır. "Es ist zehn nach zwei" = 2:10 (It's ten after two).

Çeyrek geçe yerine ise Viertel nach (quarter past) kullanılır: "Viertel nach neun" = 9:15.

Kala yerine ise vor  (to or before). "Viertel vor zwei" = 1:45. "Zehn vor elf" = 10:50.

Saat yerine Uhr  (o'clock) kullanılır. "Es ist fünf Uhr" = 5:00 (five o'clock).

Saati tam olarak belirtmek için Uhr saat ile dakika arasında söylenir: "zehn Uhr zwölf" = 10:12.

Öğlen saat 12’den sonra: 2 pm = 14.00 (vierzehn Uhr)= saat on dört.

Zaman tam olarak ifade edilmektedir: 20.09 = 8:09 pm. "zwanzig Uhr neun" Saat bir derken –s takısı düşer: "ein Uhr" (1:00).

 

Wie spät ist es? – Saat kaç?
Wieviel Uhr ist es?
Es ist 7 (sieben) Uhr. İki şeyi unutma:

Saat her iki şekildede sorulabilir.

"Uhr" burada İngilizce’deki "o'clock anlamındadır"

 

Wie spät ist es?
Wieviel Uhr ist es?
Es ist 10 Uhr 7.
Es ist 7 (Minuten) nach 10 (Uhr).

Not: Saat her iki şekildede söylenebilir;

"nach" ‘ın anlamı "after."

 

Wie spät ist es?
Wieviel Uhr ist es?
Es ist viertel nach 6.
Not: * "Viertel" = "quarter."

 

Wie spät ist es?
Wieviel Uhr ist es?
Es ist ein Uhr 30.
Es ist halb zwei.
Not: *Uhr Feminin olmasına rağmen ein Uhr olur, eine Uhr olmaz.

 

Wie spät ist es?
Wieviel Uhr ist es?
Es ist 20 (Minuten) vor 5.
Es ist 4 Uhr 40.
Es ist 40 (Minuten) nach 4.
Not: *"vor" = "before." *Bu tür saat dilimleri üç şekilde de ifade edilebilir
.

 

Wie spät ist es?
Wieviel Uhr ist es?
*
Es ist Viertel vor 11.
*Es ist 10 Uhr 45.
*Es ist 45 (Minuten) nach 10.
Not: İlk seçenek daha yaygındır.

 

Wie spät ist es?
Wieviel Uhr ist es?
*
Es ist 7 (Minuten) vor 6.
*Es ist 5 Uhr 53.
Not: İlk seçenek daha yaygındır.

 

Wie spät ist es?      Wieviel Uhr ist es?

 

Radyo-televizyon (formal):                    Günlük dilde (informal):

 

2.10 zwei Uhr zehn                                zehn (Minuten) nach zwei

2.15 zwei Uhr fünfzehn                          (ein) Viertel nach zwei, ein Viertel drei

2.30 zwei Uhr dreissig                           halb drei

2.45 zwei Uhr fünfundvierzig                  (ein) Viertel vor drei, drei Viertel drei

2.50 zwei Uhr fünfzig                             zehn Minuten vor drei

 

Dikkat:  ein Uhr (13.00)denir, ancak halb eins (12.30) ve Viertel vor eins (12.45) denmektedir.

Es ist sieben [Uhr]. -It is seven [o'clock]. / Saat yedi.

Es ist viertel nach fünf. -It is quarter past five. / Beşi çeyrek geçiyor.

Der Zug fährt um 20.15 ab. -The train leaves 8:15 p.m. / Tren saat sekiz onbeşde hareket ediyor.

 

 

V- W-Fragen – W-Questions – W-Soruları

Wann fährst du nach Hause?                 -Ich fahre am Montag um zwei Uhr.

When are you driving to home?             -I'm driving at two o'clock on Monday.

Ne zaman eve gidiyorsun?                     -Ben pazartesi saat ikide gidiyorum.

Um wieviel Uhr schläft er?                      -Er schläft um elf Uhr.

When does he sleep?                            -He sleeps at eleven o'clock.

O saat kaçta uyur?                               -O saat on birde uyur.

Wie lange liest sie?                               -Sie liest immer eine Stunde.

How long does she read?                       -She usually reads for one hour.

O kaç saat okur?                                  -O daima bir saat okur.

Wie oft isst du am Tag?                         -Ich esse zweimal am Tag.

How often do you eat in a day?              -I eat twice a day.

Günde kaç kez yemek yersin?                -Ben günde iki kez yerim.

 

VI- Phrasen mit Zeit – Time Expressions - Zamanla ilgili bazı kalıplar

 

Ich gehe am Montag zur Schule.
I am going to school on Monday.

Pazartesi günü ben okula gidiyorum.

Wir besuchen Freunde am Sonntag.
We visit friends on Sunday.

Arkadaşları Pazar günü ziyaret ediyoruz.

Am haftanın günleriyle kullanılır ve on anlamına gelir, belirli günü işaret etmek için kullanılır.

Jetzt

Heute

nach der Schule

heute Abend            

am Wochenende       

dieses Wochenende   

morgen    

am Freitagabend        

am Sonntagmorgen

now

 today

after school

this evening/tonight

on the weekend

this weekend

 tomorrow

on Friday night

on Sunday morning

şimdi

bügün

okuldan sonra

bu akşam

hafta sonu

bu haftasonu

yarın

Cuma akşamı

Pazar sabahı